Randevu veya bilgi için arayın

+90 252 363 04 34

ya da
iletişim bilgilerinizi bırakın biz sizi arayalım.

Psikodrama; sözcük anlamı pysche ve drama’dan oluşan ruh dünyamızın eyleme dönüşmesi anlamına gelir.

Jacop Moreno tarafından ilk olarak grup terapisi olarak tanımlanmıştır.

Kendiliğindenlik (spontanlık), Eylem, Yaratıcılık ve Kalıcılık ögelerini içine alınca daha derin duygusal yaşantıların deneyimlendiği özel teknikleri olan bir çeşit grup terapisidir.

Psikodramada kişinin ruhsal yaşantısını belli bir biçim ve tavır içinde somutlaştırdığı bir sahne vardır.Yaşantının yeniden sahnelenmesi geriye dönük olarak ruhsal yaraları yileştirmede,kavramada etkilidir.

Kişi böylece hem kendi yaralarını farketme ve onarma,hem de grup içinde kendini tanıma,olumsuzlukları görme ve değişebilme olanağı bulur.Bu nedenle Moreno psikodrama tedavisine psikoterapötik doğal iyileştirme yöntemi adını verir.

Neden Psikodrama?

  • Psikodrama gerçek hayatın provası gibidir
  • Sözlere mahkum olmayan bir terapidir
  • Birden fazla kişinin sağaltımı yapılabilir
  • Grup desteği

Psikodrama
Kimler İçin Faydalı?

  • İlişki problemi yaşayanlar
  • Travma geçirenler
  • Bağımlı kişiler
  • Psikosomatik şikayetler
  • Depresyonda hissedenler
  • Bireysel farkındalık kazanmak isteyenler

PSİKODRAMA ÇALIŞMA GRUPLARI

Korkuları Tanıma

Basite aldığın veya abarttığın her şeyden mutlaka zarar görürsün.

Güçsüzlük, suçlanma, değersizlik, acı çekme, istenmeme, terk edilme, başarısızlık, yokluk, aldatılma, çaresizlik, incinme…

Acı da haz da faizle işler. Ne kadar ertelersen o kadar artar. Korkularımızı tanımak yaratıcılık nevrozunu engeller.

Var mısınız?

Mutluluk Sanatı

Mutluluk öğrenilebilir mi? Nasıl mutlu olunur?

Neler mutlu olmaya engel olur?

Mutluluğu satın almak için harcadığınız paraların listesini yapın ve düşünün hala mutlu musunuz?

Mutluluk sadece beynin bir hali.

Yarattığın Boşlukları Farket

Yarattığın boşlukları doldur.

Bu yaşına kadar kullandığın kırıcı, itici, yok sayan, kınayan, yargılayan, dışlayan cümleleri düşün.

O insanları bulamazsın ama onların adına incittiğin kadar güzel cümleler kurabilirsin.

Evrenin yaratılış sürecinde, kendiliğindenlik ilk kolaylaştırıcı katalizör, yaratıcılık ise biçimlendiren öğe olarak görülür.

Evrende yaratıcılık gücü tükenmez. Yaratıcılığı engelleyen, tıkayan süreçleri tedavi ettiğimizde, kişi olumlu anlamda pek çok yeni deneyim yaşayabilir.

Yaratıcılık nörozunda insanlar kendi kendileri ve çevreleri ile anlamlı, sevgiye dayanan, yaratıcı ilişki kuramazlar.

Psikorama insanda kısıtlanan, engellenen bu yeteneği, spontanlığı harekete geçirmeyi amaçlar. Rol değiştirme sırasında kişinin yaşadığı yoğun etkileşimler, yeni deneyimleri, yeni durumları yaşayıp tanımasına yardım eder.

Psikodramada kalıcılık önemlidir. Yaratım sürecinin belli yasalar içinde korunup etkisini sürdürmesi olmasaydı kaos olurdu. Psikodramada gerek geçmişle ilgili yaşantılar, gerekse düşler, düşlemler, kalıcı ögelerle ve zamanla bütünleşmiş şekilde korunabilir.

Duygusal yaşantıyı zamanla bütünleştirebilme yeteneği ruh sağlığının ölçüsüdür.

Ludwig Binswanger, mani ve melankolide zamanı yaşamanın bozukluğu üzerinde durur.

Petzold’de zamanı yaşamada bütünlüğün bozulmasını nörozlar için önemli bir özellik olarak kabul eder. Ona göre nörozlu, geçmişin olaylarını etkileriyle birlikte şimdiki zamana aktarır,onları hala gerçek sanır. Aynı şekilde gelecekle ilgili korkularını şimdi varmış gibi yaşar.

Geçmiş zamandaki travmatik ya da sevindirici olaylara saplanma, olayları olduğu gibi saklama anlamına gelir.

Moreno’ya göre ise saklama kendiliğindenliği, canlılığı ve yaşam gücünü kısıtlar. içinde bulunulan an dışındaki bir zamana böylesine saplanma, şimdiki zamanı yaşamayı engeller.

Psikodramada geçmiş yaşam olayları, katlanıp koyuldukları yerden çıkarılıp ortaya serilirler.

Bu bir yeniden yapma olmadığı gibi,salt bir şimdiki zamana getirme de değildir.

Bu daha çok eski yaşantının yeni bir biçimde sahnelenmesi, yeni bir düzenlemedir.

Psikodrama sahnesindeki gülme ve ağlama yalnız anımsama değildir,aynı zamanda yaşamadır.

Burada amaç bir ön hazırlık yapmadan,beklenti olmadan,her sahneyi alabildiğine tek başına grup güveni içinde tekrar yapılandırmaktır.